İzmir Depreminin Psikolojik Etkileri

Deprem ülkemizde son senelerde sürekli gündemde olan bir konu. Ülkemizin fay hatlarının üzerinde bulunması ve sık sık depremlerin yaşanıyor olması deprem korkusunu tetikleyen etkenlerden biridir. İzmir ve çevresini etkileyen en son yaşadığımız depremde bu korkunun üzerine gelince ciddi anlamda pek çok insanda deprem korkusunu tetiklemiş durumda.

Deprem korkusunun kökeninde depremin belirsiz olması ve ne zaman yaşanacağının bilinmemesi kişide kaygı yaratmaya neden oluyor. Bu korkunu temelinde aslında kişi deprem olmasından çok ailesini, yakın çevresini ve arkadaşlarını kaybetme korkusunu yaşıyor. Başka bir anlamda kişi ölüm ve kaybetme korkusunu beraber yaşıyor. Çünkü depremin ne zaman, nerede ve ne şiddetle geleceğini bilemiyoruz. İnsan beyni deprem anında iki tür tepki verir; savaş ya da kaç tepkisini veriyor.

Tehlikeden kurtulmak için kalp atış hızı, soluk alıp vermemiz, kas gerginliğimiz artar ve o an ne yapacağımızı bilemeyiz. Deprem anında sakin bir şekilde tepkilerimizi kontrol etmeli ve deprem anında yapılması gerekenleri aklımıza getirmeliyiz. Deprem anında ani bir refleksle kendimizi dışarı atmamalı depremin geçmesini beklemeliyiz.

Deprem anında bedenimizde görülebilecek fiziksel tepkiler; korku, şaşkınlık, içinde olunan duruma inanamama, uyuşma hissi, titreme ve mide bulantısı hissedebiliriz. Deprem bittikten sonra ise yaşanan sıkıntılı sürecin insanın duygu, düşünce ve davranışsal anlamda baş edebilme sorunu ortaya çıkabilir.

Deprem anı kısa sürerken deprem sonrası süreç oldukça uzun sürebilir. Deprem sonrası kişilerin verebileceği psikolojik tepkilerden bahsedecek olursak; sürekli deprem yaşıyormuş gibi hissetme, korku, keder, suçluluk ve öfke duygularının artmasını gözlemleyebiliriz. Devam eden süreçte uyku ve konsantrasyon bozuklukları ortaya çıkabilir.

İnsanların deprem gibi insan hayatını büyük oranda etkileyen afetlerden sonra yaşadığı travmayı nasıl atlatabildiği çok önemlidir. Depremin hemen sonrasında yapılacak psikolojik destek kişiye yaşadıklarını ve duygularını rahatça ifade etme olanağı, zihinsel ve bedensel olarak rahatlamasını sağlayacaktır. Depremi yaşayan kişi eğer bu deneyimi konuşmak istemezse kişi bu konuda zorlanmamalıdır. Kendisinin istediği ve buna hazır olduğunu düşündüğü zamanda anlatması daha doğru olacaktır.

Deprem sonrasında kaygı gözlemlenen kişi birkaç haftada normal hayata dönemiyorsa Travma sonrası stres bozukluğu adı verilen psikiyatrik rahatsızlık ortaya çıkabilir. Eğer kaygılarınız 1 aydan fazla süredir devam ediyorsa mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

Depremi yaşayan herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Psikolog Seda Okul